Hiç aşık oldunuz mu? Aşk diye bir şey var mı ya da? Yalnızca psikolojik ve hormonsal oyunlar mıdır aşk dediğimiz yoksa? Sevginin dolup taştığı ânlar mıdır? Birini kalbinin merkezine koymak mıdır? Kalp midir sevgiyi taşıyan? Beyin midir yoksa yalan olan sevgilerin ortamı?

Çocukluk aşkı diye bir şey var benim de tattığım. Çocukken bile bu duyguların hissedilmesi normal mi? Neden açız sevgiye? Doğduğumuzdan beri açız.

Aklımdalar hepsi, dumanlara bürünmüşler. Giden yok gelen yok, düşüncesel araftalar.

Evden sevmesi sözde kolay. Peki yanyana gelince sevebilir misin? Herkes farklı farklı kişiliklerde. Şanslılar illaki var. Tencere kapak misali. Ben bu konulara uzağım. Evimdeki rahatlıktan çıkıp sevgi sorumluluğunu istemiyorum.

Yani aslında aşk libidoyla da ilgili. Hiçbir şekilde cinsellik düşünmüyorum diyen ağır yalancıdır. Keşke cinsellik olmasaydı bana göre. Birini daha kesinkes sevebilirdik o zaman. Birlikte yapılabilecek aktiviteleri çoğaltırdık.

Bir de para konusu var. En çirkini bile parası varsa en güzelini bile elde edebiliyor. Benim açımdan ben fakir biriyim, işim yok, ailemle yaşıyorum. Her tarafım falso yani. Beklentim de ara sıra uğruyor ama o da libidomdan kaynaklanıyor, kontrol edemiyorsun ki. Normalde beklentim yok kimseden, sevgiden, aşktan. Yaşamasam da olur.

Çok pişmanlık duyuyorum her şeye, bir gün heves edip diğer gün keşke yapmasaydım diyorum. Sebat mı derler ne derler bir şeyin üzerine yavaş yavaş da olsa gitmek, iyi olurdu.

Hayatımdan malesef memnun değilim, çünkü param yok. Para değil huzur dersen, parasız huzur olmaz derim. Eskide kaldı bu sözler.


Posted in

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share with