
Bu yaşıma geldim fakat hâlâ alışamadım “gerçek” olan şeylere. İnsan ilişkileri, aile ilişkileri, yabancılarla iletişim, davranışlar ve herhangi bir şeyin yapımı. Her gün yeni bir sayfa gibi.
Evde durmak eve alıştırıyor, dışarı çıkmak benim için tam bir cehennem. Arkadaşım olsun isterdim fakat çok fazla sorumluluk gerektirecekse istemezdim. Sevgili konusu da buna dahil.
Sanal hayat çıktı bir de başımıza. Reklamlarla donatılmış her yer. Oradan da kimseyle samimi olamıyorsun çünkü her şey paraya bakıyor. Olabilenlerse şanslı yani bilemiyorum.
Kimsenin kimseye değer verdiği yok. Kimse kimseyle tanışmak falan istemiyor. Menfaat olayları işte. Onu eğlendiremeyeceksen seni şutlar atar.
Gerçeklikte de bu böyle. Kaç kere birileriyle kafeye oturdum. Bana sürekli “konuşsana” dendi. Çünkü onları eğlendiremedim ve şutlandım. Sessiz biriyim evet fakat bu özelliği seven çok az.
Yine konu paraya dönecek ama para gerçekliği de satın alır sanalı da satın alır. Bakma kimsenin dediğine, “huzuru” da satın alır.
Bir yanıt yazın